Minibüs ve Teknoloji

Yirmi gündür staj yapıyorum. Her sabah fabrikanın servisine binmeden önce ve servisten indikten sonra eve gidene değin minibüse binmek durumundayım.

Minibüsün ne olduğunu bilmeyen yoktur. Burada tarif edecek halimiz yok. Otobüsün daha küçük, istediği her yerde duran ve her istediğinde şerit değiştiren versiyonu.

Sıkıştırma
Sıkıştırma

 

Tabii ki otobüsten tek farkı bu değil. Bir sıkıştırma (compression) konusunda ve kayıpsız sıkıştırma (loseless compression) altın madalyaları var. Arkayı beşleme, ayaktakileri onbeşleme, tavana adam döşeme ve bunları kayıpsız olarak indirme konularında muhteşem bir başarıları var.

Ancak pek çok kişinin bildiği üzere minibüsler ayakta yolcu taşınması durumu polisi kızdıran bir durum. Polisi gören, ayakta yolcu taşıyan minibüs sürücüsü repliği ise her daim:

Çömelelim arkadaşlar.

olacaktır.

Senin benim bildiğimi, görevi halkın günlük hayatının kanunlara uygun işlemesinden sorumlu olan kolluk kuvvetinin bilmemesi mümkün değil. Peki emniyet amirleri çalışanlarının görmediğini mi düşünüyor bu minibüsleri? Onu da sanmıyorum.

Siyaset, kavga falan filan, bunlar gelip geçicidir bu yazıyı siyasi kavgama adamayı çok isterdim, ama değmez.

Minibüslerde bizler sıcakta ayakta, yapışmış bir vaziyette giderken, hiç bir sorumluluk hissetmeden “abi çökelim. polis var” diyen minibüs şöförünü bir de haklı görüyoruz malesef.

Teknolojiyi nereden bağlayacaksın diyorsunuz değil mi?

Şirketler, önceleri elleriyle yazıp maaşları sigorta kurumlarına gönderirlerdi. Sonra çıktı oldu, sonra cd oldu. Artık fiziksel olarak göndermiyorlar. Artık sadece internetten bildiriliyor.

Eskiden polislere ulaşmak için telefonun düşmesini beklemeliydik, artık cep telefonumuz üzerinde bir uygulamadan anında şikayetçi olabiliyoruz. Mobese kameraları olası bir durum için sürekli kayıtta.

Asla olmaz denilen onca şey olduktan sonra, kameraların minibüslerin içerisine girmeyeceğini kimse söyleyebilir mi? Ya da bıraksak kamerayı, denetim sisteminin yoldan geçen araçları tek tek tartmayacağının bir garantisi var mı? Minibüslere cep telefonu gibi kişisel bir aygıt kullanarak binilmeyeceğinin garantisi var mı?

Kısacası ister minibüs, ister taksi, ister otobüs, ne olursa olsun, gelecekte daha denetlenebilir bir fiziksel ortam olacağını hepimiz biliyoruz. Bırakın minibüsleri iş yerlerimiz hatta evlerimiz bile daha denetlenebilir olacak. Daha denetlenebilir bir ortam bizim için daha büyük güvenlik demek.

Takip edilebilir sokaklar, araçlar, ortamlar bizim için fazladan güvenlik demek. Daha rahat, daha güvenli, daha huzurlu hareket edebileceğimiz bir dünya kurulacak. Peki bu kadar iyimser miyim? Tabii ki hayır.

Bu kadar çok takip edilebilirlik günlük tabirle “fişlenme” getirecektir. Bu da bizi modern zamanların en büyük tartışmalarından biri olan özgürlük mü güvenlik mi daha önemlidir tartışmasına götürecek. Uzun yıllardır devam eden bu tartışmayı burada sonlandıracak halimiz yok, ancak güvenilebilir bir ortamda yaşamak hepimizi daha rahat ve daha huzurlu insanlar haline getirecektir.

Teknolojinin hayatlarımızı ne kadar kolaylaştırabildiği ortada. Peki teknoloji güvenlik – özgürlük dengesinde hayatlarımızı daha güvenli yapmayı başarabilecek mi? Onu gelecek yıllarda göreceğiz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *