Programlama Bilmek Hayatımı Nasıl Değiştirdi?

Ben bir Endüstri Mühendisi adayıyım. Ancak hayatımı yazılımcılık yaparak kazanıyorum. Neden böyle olduğu çok önemli değil ancak bu durum benim hayatımı bir şekilde etkiledi. Bir tek kelime, hayatımı baştan aşağı nasıl kuracağımı etkiledi, etkiliyor. Öyle ki kız arkadaşıma bile bir keresinde hediye olarak program yazmıştım.

programlama.

Programlama
Programlama

Programlama bildiğim için pek çok insandan erken para kazanabildim, insanlarla tanışabildim, iş hayatına dair daha çok şey öğrendim. Çünkü programlama tek başına bir yeterlilik.

Bir şans eseri, liseden beri kod yazmaya, programlama konusuna çok ilgiliydim. Lisedeyken ekranları çatlatan kodlar yazdığım söylenemez tabii. Lise 3. sınıf öğrencisiyken, Infomatrix 2010 yarışmasında Bronz Madalya kazandım.

Yarışma için Romanya’ya gidip gezmiş olmam bile herhangi bir lise öğrencisi için yeterli ve teşvik edici bir şey.

Üniversitede Faydalarını Gördüm

Üniversitede aldığım matematik eğitimi ile programlama konusundaki yeteneğim daha da arttı. Henüz 1. sınfıtayken, son sınıf öğrencisi bir arkadaşıma, tezinde kullancağı basic scriptini yazdım. Danışman hocası ve diğer hocaları karşısında ilk defa görünür oldum bu sayede. Hocalar bile bazı noktalarda bana danışıyordu. Bir birinci sınfı öğrencisi için büyük bir lütuftu.

IBM’de Çalışmak

IBM
IBM

Henüz ikinci sınıftayken sürekli kendi kendime kodlar yazıp denemeler yapıyordum. 2013 Mayısında henüz 2. sınıf öğrencisi iken bir mucize oldu. Bir anda pek çok insan için heyecan uyandıran, hayallerde baş köşeyi süsleyen IBM’in çalışanı oluverdim. Stajer olarak Watson Content Analytics yerelleştirmesinde kullanılacak yarıdmcı programı yazıyordum.

Bu arkadaşlarım için süprizdi dersem yalan olur. Bu benim için bile çok büyük bir süprizdi. Kod yazabiliyorum ama o kadar da yazamıyorum derdim hep kendi kendime. Gerçekten de o kadar yazamıyormuşum. Daha sonra öğredim ki sadece işini iyi yapmak yeterli değilmiş. İnsani meziyetler de en az işinizi iyi yapmak kadar önemliymiş.

Yapay Sinir Ağları
Yapay Sinir Ağları

Projeler

Dört arkadaş, tasarım dersimiz için bir proje yapmaya karar verdik. Uzun düşünmeler sonucunda projemizin konusunu bulduk. Yapay sinir ağları kullanılarak bakır fiyatlarındaki değişimlerin öngörülmesi. İsim çok havalı. Bunun farkındayım. Projemiz de havalıydı.

Bakır fiyatları, çıkarıldığı bölgedeki iklim koşullarına bağlıdır. Eğer havalar iyiyse, fiyatlar düşer, kötüyse çıkar. Biz de bu ikisi arasındaki korelasyonu kurma işini yapay sinir ağlarına bıraktık.

Bu proje benim için başka bir dönüm noktası oldu çünkü başarı oranımızı %72 civarında hesapladık. Demek ki, bilgisayarlara, bazı şeyleri tahmin ettirmek mümkündü. Ve bilişime olan bakışım bu proje ile birlikte bir kez daha değişti.

Siyasi İstikrar Önemlidir

İkinci kez proje yapmam gerektiğinde 2 arkadaşım ile birlikte benim bulduğum bir algoritmayı kullanarak, hehangi bir cümle içerisinde, hakkında bir kaat bildirilen ürün için olumlu mu olumsuz mu kanaat bildirildiğini anlamaya çalıştık. Kısacası, yazdıklarınızı anlıyorduk. Üstelik bulduğum algoritma o kadar hafif, taşınabilir ve kolaydı ki; anlattığım kimse bunun sadece toplama ve çarpma işlemi kullanarak yapılabileceğine inanmıyordu.

Twitter üzerinden yerel seçimlerle ilgili verileri topladık ve hesaplamalarımızı yaptık. Programın ilk sürümünün, yazılanları doğru anlama oranı %92 idi. Bu kadar kısa süre içerisinde hazırlanan bir demonun bu başarı oranına ulaşması harika idi.

Neden buradan para kazanamadın diyebilirsiniz. Biz bir e-ticaret sitesinden randevu almış ve hazırlanmıştık ki: Twitter’a erişim engeli kondu. Siyasi istikrarsızlığın yeni şirketlerin kurulmasını engelleyip, ekonomiye zarar verdiğini yaşayarak öğrendim.

Sevdiğiniz İşi Yapmak

IBM’de staj gördüğüm senenin  sonlarına doğru yaklaşırken kendime iş arıyordum. Türkiye’nin en büyük bankalarından biri ile iş görüşmesi yaptım. Her ne kadar iş hoşuma gitse dahi, banka çok uzak olduğu için gitmek istemiyordum. IBM bir kez daha hayatımı değiştirdi.

IBM’de içerik ürünleri danışmanı olarak işe başladım.

Henüz 21 yaşında IBM danışmanı oldum.

Okuduğum bölümle işin alakası yok, olması da gerekmiyor. Sevdiğim iş olduğu için asla kendime bir yük olarak görmedim. Şuan bu blog yazısını yazarken de, bu yazıyı kendime yük ya da fazladan bir iş olarak görmüyorum. Ben bu yazıyı severek yazıyorum. Sitem üzerinde çalışmaktan keyif alıyorum. Sevdiğiniz işi yapın. Ne olduğu, nerede olduğu, nasıl olduğu önemli değil.

Bitirme Tezi

Bitirme tezini iki defa yazdım. Bence çok komikti.

İlk başka düşündüğüm tez konusu bir ticari ürün yaratmaktı ve milyon dolarlar kazanıp hunharca zengin olacağıma çok emindim.

Ürünün çekirdeğini ortaya çıkarıp denemeler yapmaya başladığımda, tek hatırladığım şey şu:

Hayal ettiğim ürünün aynısı, beta testine çıkıyordu.

Bütün motivasyonumu kaybettim. Yaptıkları büyük reklam kampanyasına yetişmemin, onlarla rekabet etmemin imkanı yoktu.

Tezi bırakmayı, bir sonraki dönem tekrar yapmayı düşündüm. Tez konusundaki bütün motivasyonumu kaybettim. Hatta bir süre için kod yazma konusundaki bütün motivasyonumu kaybettim.

Ancak bunun üstesinden gelip yeni bir tez yazabildim. Sonuçta rakip çıkması benim elimde olan bir şey değildi ve ben bunun beni kötü etkilemesine izin verip boşuna zaman kaybettim.

Şimdi olan biteni yazdım, alt alta koydum ve bakıyorum. İyi ki bunların tamamını yaşadım ve bir bilgi parçasının hayatımı değiştirmesine izin verdim. Siz de yorumlarınızla programlama ile ilgili düşüncelerinizi paylaşarak yazıma ve bana katkıda bulunabilirsiniz.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *